28. Mart 2007 9:07 | Kategori: Günlük | 1 yorum yapilmış.

Biliyorum yazamıyorum ama şu sıralar baya bir koşturmacayla geçiyor. Geçenlerde algida ‘nın Türkiye reklam filmi için zorla seçmelere götürülmüş ve seçişmiştim. Bu pazartesi sabah 5 ‘de belekte arcadia oteldeydik reklam filmi için bir sürü genç. Bir kaç farklı ufak defek rollerde oynadım :) Sevgilisiyle güneşlenen çocuk, sevgilisiyle koşan çocuk, barmen çocuk ve gitarcı çocuk olmak üzere ufak defek rollerde oynattılar :) Kızlar bikinileriyle erkekler deniz şortlarıyla bu mevsimde bir hayli donduk. Çekim aralarında kızlı erkekli gruplar olarak battaniye altına birbirimize sarılıyorduk ısınmak için :=) Bir sürü arkadaş edindim çok yorucu ama çok zevkli geçti tüm bir gün. Gün batımında ateş yakıldı cornettonun rüya sahnesi için. Ben ve 3 arkadaşım daha ateşin etrafına yerleştirildik. Benim elimde gitar var çalıp söylüyorum yan taraftanda elinde cornettolu elemanla karşısında cornettolu kız birbirlerine filan yürüyorlar. Hepsi bu kadar ama o çekim 3 saat sürdü yüzümüz ateşten kızarırken popomuz ıslak kumların soğuğundan kızardı resmen :) Bu hafta vizelerim var çok çalışmam lazım çooook :)
Haa unutmadan photoshop cs3 ‘ü çok beğendim creative suite cs3 çıksada kullansak artık dimi yani..



20. Mart 2007 22:14 | Kategori: Çalışmalarım | 7 yorum yapılmış.

istanbulDün bir iş için istanbul’un silüet çizimini yapmıştım. Daha sonra bir çok yerde insanların vektörel olarak istanbul çizimini aradığını görünce hazır çizmişken paylaşayım dedim. Buradan indirebilirsiniz içinde illustrator için .ai formatı ve psd hali var. Hazır elim deymişken birde wallpaper yapayım dedim onuda 1024×768 ve 1280×960 boyutlarında kullanabilirsiniz ;)



20. Mart 2007 9:42 | Kategori: TV-Sinema | 3 yorum yapılmış.

23
Bu pazar arkadaşlarla gittik number 23′e. Sevgi Jim Carrey ‘i ilk kez bir gerilim filminde izlemiş oldum oyunculuğu harikaydı herzaman ki gibi.
Kişisel olarak ben filmi sevdim eğer zamanınız varsa bir film izlemek istiyorsanız gidilmesini öneriyorum. Çok değişik bir seneryosu var filmin. Film detayları için tabi ki beyazperde.



10. Mart 2007 17:09 | Kategori: Günlük | 5 yorum yapılmış.

Türlü türlü oyunlar çıkadursun bir oyunda biz çıkartalım dedik arkadaşlarla.. Oyun şöyle bir haftanızı nasıl geçiriyorsunuz anlatıyor sonrada utanmadan başkalarınında nasıl geçirdiğini anlatmaya zorluyorsunuz ayrıca üç tanede özel bişey anlatacaksınız (çok özele inmeden :) )

Her sabah 7:30 - 8:00 arası uyanıyorum, kahvaltı ediyorum giyiniyorum saat 8.30 ‘a kadar işe hazır oluyorum. 9.30 ‘da iş başı yapıyorum. Her sabah kalan yarım saatimde gitar çalıyorum. İş yerimde sabahtan akşama kadar tasarım yapıyor bişeyler çiziyor, tasarlıyorum :) Akşam işletme derslerimin olduğu günler işten 5′de çıkıyorum derslere gidiyorum sonra biraz arkadaşlarla laflıyoruz doğru eve. Yorgun argın gelip ya biraz gitar çalıyor yarım besteleri tamamlamaya çalışıyor ya yatıp tv izliyorum. Diğer kalan üç günde iş çıkışı spor ‘a gidiyorum yaza kadar vücut geliştirmeye taktım kafayı (: spordan gelip doğru yatak moduna giriyorum :) Genellikle haftanın 6 günü böyle geçiyor. Pazar günleri ise sabahtan derslerime giriyor sürekli son 2 ders kaçıyor pizza yemeğe gidiyor ve yarınla beraber iki haftadırda stüdyo ‘ya gidiyoruz adam gibi bir grup kurabilmek için. Stüdyodan çıkıp antalya sokaklarına akıp (: gırgır şamata ile bir gün geçiriyor akşam yine spor’a gidiyor sonra da evime freelance olarak çalıştığım işleri bitirmeye gidiyorum ama bir türlü işleri yapmaya fırsat bulamıyorum :)

İşte haftalarım genellikle bu şekilde yoğun bir tempoda ama çok eğlenceli geçiyor.

Gelelim üç özel şeye;
1- Her tuvalate girişimde gitarımıda yanımda götürüp orada kaldığım zaman boyunca gitar çalarım hata hem çalar hem söylerim :)
2- Çok sulu gözüm ota b*ka ağlarım yalnızken şarkı dinlerken film izlerken bile :) ve bundan çokda utanırım
3- Evet lezbiyenleri severim ne var yani çok estetikler bi kere :)

Sıra geldi hunharca ve hayasızca mimlemeye
cem hamdi güney hasan ersin



10. Mart 2007 15:53 | Kategori: İnternet | İlk yorumu sen yap

Teknoseyir‘den tanıdığımız Hasan kendini bir anda bir blog kritiği içinde bulur ve hunharca pas atar..

Teknoseyir nedir diyerek kritiğimize başlıyoruz.. Teknoseyir öncelikle bir blogmuş kendilerinin söylediğine göre.. Bir nevi teknolojik seyir defteriymiş efenim.
Ama biz kendilerini yazdıkları güzel yazılarla makalelerle ve en önemlisi Türkçe çevirileriyle tanıyoruz. Yani siz böyle tanıyorsunuz ben daha terbiyesiz şeylerle tanıyorum dermişim (:
Düzgün kullandığı Türkçe’si ve anlaşılır bir o kadarda kullanışlı blogu gayet güzel ve hoş. Tema konusunda bir süre önce baya araştırmalar içindeydi ki sanıyorum halada öyle (:

Kritiğimi kısa kesmek zorundayım çünkü hala mesai saatleri içindeyim, efenim kimi mimliyim kime pislik yapayım bilmiyorum ama kim isterse kendini mimlesin yazsın çizsin bir şeyler (:



Takip & Meta

rss xhtml css
Bu site xhtml ve css geçerliliğine sahiptir.